GÖRMEDİĞİM SEVGİLİYE
Bunu ilk defa yapıyorum. Henüz seni tanımıyorum
ve henüz Allah’ım seni karşıma çıkarmadı. Ama ben sana aylar öncesinden
belki de yıllar öncesinden kendimi sana anlatıyorum. Kim bilir belki de
ömrümün sonuna kadar bulamam seni. Bunu tahmin etmek çok zor. Beklemek
ise acı.
Her defasında sen sandım başkalarını. İsteğim çok basitti. Ufacık, minicik bir şey. Sevmek güzeldi ama sevildiğin sürece. Aşklarım oldu senden önce. Sonu gelmeyecek derken bir gün o günle yüzleşmek zorunda kaldığım. Her defasında tövbeler ettim kendimce. Biliyordum ki aslında kendimi kandırıyordum. Yine günün birinde, hiç ummadığım bir anda tövbemi bozacaktım. Öyle de oldu zaten. İçimdeki sızıya dönüşmüş aşk parçacıkları kül olmak üzereyken bir gülüş çıktı karşıma. İki göz, yıldız ışıltısıyla bakan. İçimde hep o durduramadığım korku, her şeye rağmen aşkın gücü bastırırdı tüm korkularımı. Bir aylık, bir günlük, hatta bir saatlik yaşamak ta olsa aşkı güzeldi.
Biten her duygu birlikteliğinde sanki biraz daha büyüdüm. Ve her defasında sevilmediğimi sevgimin sevildiğini gördüm. Ben hiç terk etmedim, hiç aldatmadım, hiç kendim demedim. Her defasında sanki tüm yaşananlar yaşanmış ta sıra ayrılığa gelmiş misali terk edildim. Yüreğimdekiler tükenmemişken, hala seviyorken, onsuz olamayacağını bilirken kaçmak kolay geldi aşklarıma. Gitme diyemedim hiç birine. Sensiz nasıl yaşarım, neydi suçum, yada neydi sendeki beni öldüren şey, diye soramadım hiçbir zaman. Aradan hangi aylar geçti, hangi mevsim oldu, yıl hangi sayıyı gösteriyor takvimde o gün geldi demek ve sen varsın artık bende. Kimsin ? neredesin ? ben bu satırları yazarken bilmiyorum ama bu satırları okuduğuna göre benim dünyam, gecem, gündüzüm, rüyam, aldığım nefeste artık sen olduğun gerçeği var. Sen beni sevsen de, sevmesen de, benden haberdar olsan da olmasan da.
Biraz tanıyor gibiyim aslında seni. Hiç görmeme rağmen. Sütlü çikolata rengindeki tenin, başak sarısı belki de kömür karası saçların, pamuk ellerin, narin tenin ve inatçılığına aşık oldum muhtemelen. Yanılma olasılığım da var ama aşk bu tüm olmazlarım olur hale de gelir belki.
Seninle nefesimi paylaşmak istiyorum.
İnanır mısın? Bu satırlara ama inan tüm satırlar, tüm kelimeleri çok çok eskiden senin için topladım. Aylardan ekim, günlerden salı, saat sabahın 7 sini gösteriyor, aşkı özlemiş olmak tüm sebebim. Ve seni özlemiş olmak. Hoş geldim yarim, sefalar getirdin yüreğime. Seni çok özlemiştim.
Her defasında sen sandım başkalarını. İsteğim çok basitti. Ufacık, minicik bir şey. Sevmek güzeldi ama sevildiğin sürece. Aşklarım oldu senden önce. Sonu gelmeyecek derken bir gün o günle yüzleşmek zorunda kaldığım. Her defasında tövbeler ettim kendimce. Biliyordum ki aslında kendimi kandırıyordum. Yine günün birinde, hiç ummadığım bir anda tövbemi bozacaktım. Öyle de oldu zaten. İçimdeki sızıya dönüşmüş aşk parçacıkları kül olmak üzereyken bir gülüş çıktı karşıma. İki göz, yıldız ışıltısıyla bakan. İçimde hep o durduramadığım korku, her şeye rağmen aşkın gücü bastırırdı tüm korkularımı. Bir aylık, bir günlük, hatta bir saatlik yaşamak ta olsa aşkı güzeldi.
Biten her duygu birlikteliğinde sanki biraz daha büyüdüm. Ve her defasında sevilmediğimi sevgimin sevildiğini gördüm. Ben hiç terk etmedim, hiç aldatmadım, hiç kendim demedim. Her defasında sanki tüm yaşananlar yaşanmış ta sıra ayrılığa gelmiş misali terk edildim. Yüreğimdekiler tükenmemişken, hala seviyorken, onsuz olamayacağını bilirken kaçmak kolay geldi aşklarıma. Gitme diyemedim hiç birine. Sensiz nasıl yaşarım, neydi suçum, yada neydi sendeki beni öldüren şey, diye soramadım hiçbir zaman. Aradan hangi aylar geçti, hangi mevsim oldu, yıl hangi sayıyı gösteriyor takvimde o gün geldi demek ve sen varsın artık bende. Kimsin ? neredesin ? ben bu satırları yazarken bilmiyorum ama bu satırları okuduğuna göre benim dünyam, gecem, gündüzüm, rüyam, aldığım nefeste artık sen olduğun gerçeği var. Sen beni sevsen de, sevmesen de, benden haberdar olsan da olmasan da.
Biraz tanıyor gibiyim aslında seni. Hiç görmeme rağmen. Sütlü çikolata rengindeki tenin, başak sarısı belki de kömür karası saçların, pamuk ellerin, narin tenin ve inatçılığına aşık oldum muhtemelen. Yanılma olasılığım da var ama aşk bu tüm olmazlarım olur hale de gelir belki.
Seninle nefesimi paylaşmak istiyorum.
İnanır mısın? Bu satırlara ama inan tüm satırlar, tüm kelimeleri çok çok eskiden senin için topladım. Aylardan ekim, günlerden salı, saat sabahın 7 sini gösteriyor, aşkı özlemiş olmak tüm sebebim. Ve seni özlemiş olmak. Hoş geldim yarim, sefalar getirdin yüreğime. Seni çok özlemiştim.
