| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Şiirsel

Yazılar

»-(¯`v´¯)-» KıRmızıKıZıma :aşk »-(¯`v´¯)-»

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲



Ne gidecek kadar cesur,
Ne kalacak kadar güçlü
Kendi kendime yabancı
Bir masal yolcusuyum...”



Şahdamarımın atışında bir aşk bu...Bir masal perisinin sihirli değneğinin
ucundaki ışıltılı yıldız..”.Hayır” diyemez insan bu parlak coşkuya...Sonra bir
gün gelir yeniliverir kahraman, yüreğini kötülüğün bürüdüğü devin
hoyratlığına...Al ipekli, gümüş sicimlerle sardım sarmaladım seni bir kuytu
köşede, ellerin uzanamayacağı bir saraya...Hapsoldun sevdama çarpışan iki gözün
yarattığı bir zindanda...Gönüllü tutsağın oldum, esaretinde seni yalnız
bırakmamak adına!


“Alazlanan bir yüreğin
Çatlak sesi kulaklarımda
Özünü eritip akıtmış
Yangınımın en alevli yerine.”



Emanetin; yüreğin, gözyaşların sımsıkı tutundu sevdalı gecelerime. Korkma
birtanem, hiç üzer miyim kanımla adını yazdığım, alt tarafı bir yumruk
büyüklüğündeki parçamı...Kanatır mıyım sanıyorsun? Boğar mıyım gözyaşlarını
kanımla...Kutsal tüm bedenim. Dudaklarınla mühürledin.



“Ben sende saklı,
Sen kaderime büyük harflerle yazgılı
Yenilmeyen bir de aşk var
Yaman mı yaman bir deli savaşçı”



Zamanın acımasız hükümdarlığına yenilir bu aşk dediler. Kilometrelerin koca
kuyusunun içinde yitip gider...Gözden ırak olan gönülden de ırak olur diye
kandırmaya çalıştılar...Birbirimizin yapraklarına dolanan iki sarmaşık olduk.
Mesafeler uzayınca, yeşillerimiz yeni filizler verdi. Denizler ayırmaya kalksa,
sarmaşıklar yüzmeyi öğreniverdi! Yoklukları, barındırdığı o deli tutkuyla
varlığa çevirdi. Ve asla yenilmedi...



“Gözbebeğinle seviştim ben ilkin,
Kalbimi öptü gülen bir çift kahve çekirdeği
Belki bu yüzden hiç silinmedi bedenimden
İki gülücüğün kırmızı izi”...



Yürek Yangınları

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲


Foto bir Alman arkadaşımın Japonya-osaka da çektiğini iddia ettiği fotoğraftır.Montaj değil(miş)
Eğer montaj ise ve bilen varsa henüz yanımdayken gırtlaklayayım O'nu.


YÜREK YANGINLARI

Ansızın bir duman yükselir gülüm,
Bu ruhsuz kentin ufuklarında...
Ve... Yangınlarda gönüller...
Kavrulan bedenindir, kış ikindilerinde..
Ve... Bin yalana adanmış taptaze yürekler...
Ağıtlarım sanadır, zamanadır,
Ve... Sendeki banadır, gülüm!..
Bir bir boyun büker fidanlarım,
Dallar tomurcuklanmaz, çiçeklenmez baharlar..
Ve.. Meyve vermez artık ağaçlar..
Bu hasat mevsimidir gülüm!..
Ve... Biçilen yüreklerdir,
Aysız gecelerde,
Hiç ekilmemiş topraklardan...
Ah!.. Yine yangınlarda yüreğim!..
Ah!.. Bu aysız geceler!..
Bu bereketsiz toprak, bu ruhsuz şehir!..
Gülleri hep kokusuz, kokuları gülsüz şehir!..
Ah! O insanları nursuz şehir!..
Biliyorum yangınlarda yüreğin!...
Ağıtlarım zamanadır gülüm, feryatlarım sana..
Ve isyanım; sendeki banadır..
Bilirsin; baş eğmişsem, bu yalnızca Rahman' adır..
Ve... Şikayetlerim, asla O' ndan degil, O' nadır..
Yemin olsun ki, zamana, sana ve sendeki bana,
Ve... ilk başta Yaradan' a..
Yemin olsun ki; vaat edilen elbet olacak gülüm!..
İşte o gün: Ebâbil Kuşları' nın kanatlarında yürekleriniz,
Şehri teslim alacak, Ebrehe' nin ordusundan...
Şehri ve zamanı...
Ve... Özbenliklerini, nefsin sultasından...
Ve bitecek yangınlar gülüm!..
Bitecek ve ateşler gül bahçesine dönecek...
İşte o gün, ben olamasam da sende,
Bil ki... Şükürlerim Rahman' adır...
Ve bu seslenişim, sana ve sendeki bana ve zamanadır...

Ben Sana Mecburum...

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲
BEN SANA MECBURUM!...

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum, sen yoksun!

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlarda bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum, sen yoksun!

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışşın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor.

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin...
 

De Gülüm

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲
DE GÜLÜM

de gülüm! De ki: ela birgünde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!


   



de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten - hakikatten- ten değiştiren yüzüm!


   



göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak...
göreceksin – sevinçten ağlayacaksın gülüm - ki
işte o vakit bana – doğrudur! -
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!


   



bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak...
göreceksin gülüm! bekle, göreceksin!
Artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
Bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak

Sap biriyim,Saf biriyim =)

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲
kız arkadaşı olmayan biriyim
sağlıklı,neşeli hem diriyim
sorsalar "neden?" nerden bileyim
sap biriyim,saf biriyim

ne gerek var boşa yasa
ne gam kaldı ne de tasa
üzerine basa basa
sap biriyim saf biriyim


*******************************************


sevgililer gününe minibüs girsin bu şubat
diye çok bekledi şu denyo yürek

kara gözlerin geldi aklıma
sızladı vicdanım çıktım çarşıya pazara

bir kalp aldım sana en plastik en kırmızı
isder boynuna tak isder anahtarlık yap

moto kurye getirecek gün batımında
ister kabul et ister tekme tokat at

..:: sevemezsin ::..

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲








Deli dolu bir akşam vakit ayrılık
Saatler yanlızlığa dönüyor mağrur
Yabancı düşler kalmış dünden geriye
Yürekler pişmanlığa çarpıyor mağrur

Adımı anamazsın
Yoluma çıkamazsın
Gönülden sevemezsin sen
Geçmişi silemezsin,
Rüyama giremezsin
Gerçekten sevemezsin sen

Beklenen ölümlerin kaçışı olmaz
Bir yıldız bilinmeze kayıyor mağrur
Ben sürgünüm sen durgun kaçak bu sevda
Dilim hep elvedaya dönüyor mağrur

Haykırsam duyamazsın
Çağırsam gelemezsin
Yürekten sevemezsin sen
Zor günde aramazsın
Hiç yanlız kalamazsın
Korkusuz sevemezsin sen

KaranLıkTa qöRMeeK

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲


Karanlık mağarandan bir ses şimdi kulaklarımda.
Sarsıldım, irkildim, korktum!...
Ama kaçmadım.

Karanlığının en derininden bir sır verdin bana.
Ve elimden bir şey gelebildi ancak.
Yalnızca seni daha çok sevdim.

..

Karanlıkta gezmeyi seversin sen.

Öğle ışığıyla aydınlanmış şu manzaranın sığlığı batar sana.
Parlak renkler başını döndürür, mideni bulandırır.
Gölgeler uzadıkça rahatlarsın biraz..
Derinlik...

Sonra yalnız siluetler...

Ve görünmez olunca herşey...
Gözlerinde gezen sonsuz karıncanın arasında kalır ya artıklar...

Biliyorum sen asıl o zaman görürsün.

Akşam oldu hüzünlendim ben yine...

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲




Akşam oldu hüzünlendim ben yine

Hasret kaldım gözlerinin rengine

Gel mehtabım gel sevgilim gel yine

Hasret kaldım gözlerinin rengine




Hasret kaldım gözlerinin rengine…



Akşam oldu hüzünlendim ben yine…Hasret kaldım gözlerinin rengine…

Bu akşam...

Önümde emrivaki bir kırmızı şarap…Emri vaki çünkü içmiycem diye verdiğim sözlere inat içiyorum..İçiyorum…En sevdiğimizden…Ve sevdiğimiz şarkıları dinliyorum ardarda..Hiç bi şarkının sonunu getiremesem de,ben seni yaşıyorum bu gece..Kendimce..Masamın önünde duran koltuğa otururdun ya, gözlerim kaçar oraya..Ara ara..Gözlerim kaçar da hayalin durur mu!Karşımdadır hep..Ne zaman baksam,o an ordadır..Baksam bütün güzelliğinle duran suretine doysam bi türlü,dayanamayıp çevirsem başımı özlemek bi türlü..Sen aldırma bana,bu deli adama..Ben yine o eski akşamları yaşıyorum...

Tek farkı o akşamlardan,sen yoksun yanımda…Yoksun yar…Tek başıma çekilmez bir yalnızlığı çekiyorum...Yoksun yaar..Yanımda tatlı tatlı kadeh kaldıran sen yoksun…Başım dönüyor aşkım demelerin yook…Alkol alıp götürünce seni, her şeye gülmelerin yook..Beni çok seviyorsun deme deyişlerin yoook…Sana bişey olmasın diye üstüne titremelerim yook…Bütün ilgimi o sarhoş hallerine verip benim sarhoş olamamalarım yoook…Sen bakarken bana,sana ruhum diye bakmalarım yook…Yanıbaşımdayken sen bütün şekermelekliğinle, içimden hamd olsun deyişlerim yook…Yok yaar..Şimdi burda yokluğunu yaşamaktan öte bişey yok...

Anlıycan sevgili, yarım kalmış bu akşam…Yarım kalmışım burada…Tadı yok bu kırmızın …Tadı yook yaar…Tadı yookk…

Hasret kalmaşım gözlerinin rengine…Hasret kalmışım ben her haline…

Düşünürüm o eski neşeli günleri...

Evimizde fasıl yapacaktık seninle..Beraber türk sanat müziği dinleyecektik…Bazen, eskiden olduğu gibi ben söyleyecektim bazı şarkıları, kapatıp müziği…Sen dinleyecektin yine masum,hayran,mutlu hallerde…Bitirince şarkıyı öpücektin yine tatlımm diye...Ne mutlu olacaktık…Ahh ne mutlu olacaktık bilemedin…Şimdi…Doğmadan ölmüş bi çocuk gibi bu hayaller içimde…Bilsen ne eksik yaşıyorum hayatı…Ne yarım...

Anlıycan sevgili…Bugün burda o hayaller yook…Dünya da cenneti yaşamak vardı ya bu hayallerle, olunca diye…Anladım dünya da cennet harammış biz e…

Şimdi ben…Nasıl hasret kalmam gözlerinin rengine…Bi sözüne…Bi dokunuşuna…Bi öpüşüne…Nasıl…

Bi dörtlükte içimde ki ben i döküyorum yine…Az bile yapıyorum inan…Bi bakışındı bana sayfalarca yazdıran…Baksan yine…Yazsam onlarca sayfa yeniden…Ya da baksan da, kalemi kağıdıı bıraksam…Baksan yine ölürümm diye…Baksan da vazgeçsem her şeyden…



Gel mehtabım gel sevgilim gel yine..Gülerek gel…Yaramaz hallerinde gel…Çok özledim seni deyip gel…Gel mehtabım gel sevgilim gel yine…Bil…Hasret kaldım gözlerinin rengine…

ßuqünün Hatrına ....

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲
Sewqiyi en qüzeL $ekiLde ya$ayan we ya$atan yüReğinLe
DüRüstLüğüN we meRtLiğinLe..
CesaRetin , oLqunLuqun , zekiLiqinLe,
Kalbimin kapaLı kapıLarını açan we
ßeNi kenDine bağLayan…
YanımdaYmı$çasıNa beNi sewGisiyLe ya$atan,
HayatımDaki heR$eye apayRı bir anLam kaTan,
Sesini duyDuğum zaMan dünyaLar benim oLan,
Birtanecik A$$kıMm..

YüreğiMdeki seni anLatmaya keLimeLer yetmez..
ÖyLe bir zamaNımda çıkTınki kar$ıma,
SeninLe inaNdım yeNiden doğduğuma..
Zor zamanLarımda yardımCım..
İhtiyacım oLduğunda kurTarıcım..
ÇocukLa$tığımdA bakıCım..
HastaLandığımda iLacım,
Her zaman ba$ tacımsın..

O kadaR kutSaL, o kadaR özeLsinki benDe,
Yer etmi$sin heR$eyinLe benLiğimde..
Birçok $eyin iLkini we en güseLini bana ya$atan,
KaLbimin asıL we tek sahiBi oLansın..


$imdi sana sewdiĞimi söyLesem ??
Hady yanımDa oL, geL bana deSem ??
Hep seweceĞime söz wersem ??
Sözüm namusumDur unutma deSem ??

A$kını sahipLenip, bana İKİ KELİME söyLeyecek ceSaretim war mı biR biLsem ??


   

SEN NE BİLİYOSUN Kİ...................

▼▲▼▲▼Yorum Yazın Lütfen!!!▲▼▲▼▲

Terk edilen benim sen neden ağlıyorsun ki?
Sevda yangınlarında küle dönen benim,
Sen neden savruluyorsun ki?
Hasret dalgaları yüreğime çarpmakta iken,
Sen neden kahırlanıyorsun ki?

'Ben gidiyorum'dediğin günü hatırlıyormusun?

Sana 'gitme' dediğimde masum tavrını takınıp ardını dönüp gidişini,

Bir canı,
Bir ömrü,
Bir sevdalı yüreği katledişini?

Şimdi ağlama..

İnanmıyorum ki..
Yanan ben,küllenen,savrulan ben iken,

Sen neden acıyorsun ki?
Bilemezsin bırakılıp gidilmeleri,

Sen giden oldun..

Bilemezsin yanmaları yıllar boyu yüreğinle,
Ben yanan oldum..

Terk edilen benim sen neden ağlıyorsun ki?

Ve ölen,
Ve biten,
Ben oldum sen daha ne biliyorsun ki?
Belki bir şehrin bir yerlerinde oturmuş üzülüyorsundur sende..
Belki yüreğin kanıyordur benim gibi..

Bilirim duygusalsındır,
Bilirim hassassındır..

Belki karanlık bir köşede sende üzülüyorsundur..
Kimbilir belki de..

Belki de bir kibrit çöpü yanışı kadar arada düşünüyorsundur beni..
Belkide bir hazan mevsiminin uzun soluklu bitişi arasında...

Gelmek istiyorsundur geri dönmek,
Belkide eski günlerde ki gibi,

Kollarımda ölmek...
Ah be sevdam ah!

Ölmek..ölmek..

Belki de bir şehrin bir yerlerinde küçük ölümler yaşıyorsundur..
Belki yüreğin kanıyordur benim gibi...

Ben mi?
Kim bilir belki de bende bir şehrin sokaklarında seni soluyorumdur..
Belki de her önüme gelen sahipsiz gölgelere seni soruyorumdur?

Sen Ne Biliyorsun Ki..... Exclamation Exclamation Exclamation