Yazılar
Önceleri gecelerim vardı güzel olan dünyamda
Şimdi gecelerim kabus oldu rüyamda
Beni benden aldılar düşman oldum hayata
Dostlukmus arkadaslikmis kimse kalmadiki yanimda
Birsen kaldın birsen yabancı yanımda
Dostluklar arkadaşlıklar hep yalan olmuş
Kör talihim kara bahtım yalnızlıkla dolmuş
Kanayan yüreğim neden hiçle kormuş
Dünya yalan sevda yok aşk ızdırap sevgi maddiyat olmuş
Hey yabanci sen sevmek nedir bilirmisin
Geceler boyu askini zikretmek ozlemek bunlari bilirmisin
Dogru ya yabanci nerden bileceksin
Her gonulde ask bambaska deil mi zaten
Ama en guzeli ne yabanci bilirmisin
Ne seveceksin ne sevileceksin
İste yabanci hayatin belki en acimasiz kanunu bu zaten
Seversin ama bir bakmisin ki sevdigin kopmus senden
Hic birsey degistiremezsinki hatta dunyalari bilem versen
Bos nafile iste sevdigin el olup gitmisse senden
Ne akan kani durdurabilirsin damarda nede gideni
Ne gozlerini susturabilirsin nede kalbini
Hayat bu deil mi yabanci hep gelenler aratir iste gideni
Gonlum bir terminal olmus sanki
Ne giden belli nede kalan belli
Hayat bu yabanci
Hayat hep acimasiz hep yalanci
Dinmicek biliyorum gonlumdeki bu sanci
Hayatin ozunde var iste ozunde var bu aci
Ne sevdim diye kahrolacaksin
Ne gidenin arkasindan aglicaksin
Dedim ya yabanci sevmek mi onlari aticaksin
Sevmeleri sevilmeleri hayatindan kaldiracaksin
Bilirmisin yabanci aslinda
Bu dunyada en guzeli yalniz kalmakmis
Kimseye ne yaptigini ne ettigini hesapini vermiyorsun ya
En guzelide iste buymus diyorsun hayatta
Ama yabanci bazen ne yalan soyleyim
Anılar pesini birakmiyor
Hatiralar hep mih gibi gozlerinin onunde seriliyor
Gecmisim mi gelecegim mi diyorsun iste o zaman
Hatiralar benligini sarip savruluyor
Sevmeler sevilmeler hepsi birer bos oluyor
Sonra nasirlaniyorsun ustalik isliyor ruhuna
Felegin cemberinden gecmisiz diyorsun
Yardan mi gecemicez selden mi gecemicez bu hayatta
Ama simdi hersey geldi gecti be yabanci
Bende oldum artik hayatta usta bir yalanci
Hayatin kanunu buymus iste kotuler hep kazanir
İyilerse hep ceker aci
Ah be yabancii
Bu dunyada ne dostluklar nede asklar kalici
Kahkahan
olmak isterdim. Ağzından çıkan kocaman bir kahkaha olmak. Düşünmeden,
kontrolsüz, ansızın, gürültülü, günler boyu süren bir kahkaha. Neş’en
olmak isterdim senin. Hiç bitmeyen neş’en Bir gülümseme olmak isterdim
yüzüne yayılan. Sen istemesen de gelip yüzüne yapışan bir gülümseme.
Işık gibi bir anda tüm yüzünü aydınlatan bir gülümseme olmak
isterdim....
Ellerinle topladığın kır çiçekleri olmak isterdim.
Tek tek, özenle toplayıp, pencerenin önündeki vazona koyduğun, gün boyu
kokladığın, sevgiyle baktığın kır çiçekleri olmak isterdim. Çiçeklerden
yansıyan renk olmak isterdim sonra. Yüzüne canlılık veren renk. Rengin
olmak isterdim senin ...
Sen
olmak isterdim. Işığın gibi sen olmak isterdim. Sende bir sen olmak,
benden bir sen olmak isterdim. Hayat ışığın olmak isterdim, hep
hayattar olasın diye. Benimle hayat bulasın diye, hep sende olayım diye
ışık olmak isterdim ...
Kısacası hep kalbinde olmak isterdim....

hadi yine iyisin yine başardın kalp kırmayı
yine yaktın yüreğimi en derin yerinden
artık yaraları sarmak çözüm olmuyor ki
boşa çabalımışız onca zaman
boş yere döktüğüm gözyaşlarım
hadi beni aldattın diyelim ya gözlerimi
onlar bundan sonra inanır mı sana
bilmiyorsan söyleyeceğim ben artık yokum senin hayatında
sonsuza dek elveda DÜNYANIN EN TUHAF MAHLÛKU *
*Akrep gibisin kardeşim,*
*korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.*
*Serçe gibisin kardeşim,*
*serçenin telaşı içindesin.*
*Midye gibisin kardeşim,*
*midye gibi kapalı, rahat.*
*Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.*
*Bir değil, *
* beş değil, *
* yüz milyonlarlasın maalesef. *
*Koyun gibisin kardeşim, *
*gocuklu celep kaldırınca sopasını *
*sürüye katılıverirsin hemen *
*ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye. *
*Dünyanın en tuhaf mahlûkusun yani, *
*hani şu derya içre olup *
* deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. *
*Ve bu dünyada, bu zulüm *
* senin sayende. *
*Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer*
*ve hala şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak *
* kabahat senin, *
* -demeğe de dilim varmıyor ama- *
* kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!*
BANA AŞKTAN HİÇ SÖZ ETME
SEN SEVMEYİ NEBİLİRSİN
BİR AŞK İÇİN ÖLESİYE
BEKLEMEYİ NEBİLİRSİN
DÜŞÜNDÜKÇE İÇİM YANAR
DERS VERMEMİŞ SANA YILLAR
TAŞTAN FARKSIZ KALBİNMİ VAR
ÖZLEMEYİ NEBİLİRSİN.
SİLİNİYORUM DÜNYADAN
kaybolmaya başladım yavaştan
sen yokken yaşamak neye yarar
beni sana yazmıştım oysaki
şimdi veda ediyorsun arkana bile bakmadan
hayattaki tek sevdiğim sen giderken
ben sensizlikten yok olmaya başlıyorum
veda ediyorum bu hayata
tutunacak tek parçam beni bıraktıktan sonra
yaşayarak hayatla savaşmak neye yarar
sen hayatımda olmadıktan sonra
yok oluş başlıyor bedenimde
önce ayaklarım kayboluyor
derken ellerim kollarım kayboluyor
kayboluş başlamıştı artık sensizlikten
yok oluyordum sevdamla bu dünyadan
derken vucudum kayboluyor
ve benden kalan kelimeler düşü veriyor yere
yok olmuştum artık sana bıraktığım satırlarla
ve diyordumki satırlarımda
senin gidişin yok etti beni
yinede seni severek yok olmak güzeldi...
bu gün son kez sensizlikle sınadım kendimi
bakalım sen yokken ben neler başarıyorum diye
şimdilerde son kez sensizlikle savaştım
her yanı dolaşıp sensiz kalınca nasıl olur diye sordum
işte şunları öğrendim bu ara
nefes alıp vermek senle sesini duyunca ellerini tutunca daha kolaymış
ya da ne bileyim sensiz kalmak bana çok acı verirmiş sen yokken ben
ne nefes alıyor ne de gülüyorum
sadece yaşıyorum işte
buna yaşamak dersen
HADİ ŞİMDİ BANA KENDİNİ YENİD
Sen benimle gökyüzünde koşmayı
Sen benimle ölürken buluşmayı
Paylaşabilir misin
Güneşi koklayınca çatlayan bir tohumu
Irmağın yüreğinde çiçeklenen yangını
Her akşam yalnızlığı uyandıran toprağı
Her sabah bir gölgeyi sevindiren yaprağı
Paylaşabilir misin
Sen benimle gökleri paylaşabilir misin
Hani salkım saçaktır bulutlarda sevgiler
Hani bir turna gibi üryan olunca yürek
Bahçesinde umuda kanatlanır serviler
Sen benimle yağmurun nefesini
Sen benimle tomurcuğun sesini
Bir hülyanın dalgın avuçlarında
Gölgesini arayan bir kuşun kafesini
Paylaşabilir misin
Her limanda bekleyen benim yalnızlığımdır
Her geminin demir attığı yerde
Parçalanan kalbin çığlıklarıyla
Dağılan kırmızı benim yalnızlığımdır
Gemilerin güvertesinden sızan
Tayfaların masum bakışlarında
Kelepçeler vurulan benim yalnızlığımdır
Denizin kollarında uyurken kadırgalar
Zıpkınlanan balığın gözlerinde kıvranan
Benim yalnızlığımdır
Sen benimle karanlık gecelerde
Alabilir misin avuçlarında
Denizin dibindeki bir ateş çiçeğini
Sen benimle kumlara gömülmeyi
Sen benimle ölürken de gülmeyi
Paylaşabilir misin
Yosunlarda ağlayan yitik bir defineyi
Dalgalara tırmanan kalbin çizgilerini
Yıldızlara gül kokusu taşıyan
Kaptanları ağlatan aşkın ezgilerini
Paylaşa bilir misin
Rıhtımları kıskanan benim ayrılığımdır
Karaya çıktığında vurulan her askerin
Kanıyla ıslanan benim ayrılığımdır
Kurşunlanan deniz fenerlerinin
Kapanan gözkapakları ardında
Acıların heykelini yontan el
Benim ayrılığımdır
Sen benimle rüzgarı tutuşturan alevi
Kasırgayı,tayfunu,suları yutan devi
Paylaşabilir misin
Benim ruhum kuşların öldüğü anda biter
Senin ruhun kuşları öldürürken dirilir
Benim ufuklara baktığım yerde
Yorgun savaşçılar seferden döner
Senin her umudu yıktığın yerde
İçimizde yanan kandiller söner
Şimşekler susunca tükenir sesin
Bulutlar tutunmuyor kanlı kirpiklerine
Sen bir yanardağı sevecek kadar
Mavi değilsin
Martılardan, mürekkep balığından
Suları sevmeyi öğrenmelisin
Adımların öylesine karanlık
Bana doğru yürüdüğün her sabah
Ansızın akşam olur
Senin o kızıl dudaklarında
Unuturum çiçeklerin adını
Artık duymalısın uykuda bile
Kervanları gördüğün mesafeden
Çöllerin feryadını
Benim intizarımdır çölde kum fırtınası
Bedevi bir infilaktır susuzluk
Her serabın ortasında bunalan
Her mecnun yüreğinin beyaz kıvrımlarında
Leyla’yı arayan benim intizarımdır
Hani bir ahunun can damarından
Kelebekler uçar sılaya doğru
Hani aslanları avlayan bir yiğidin
Bir vahşinin pençelerinde solan
Karanfili güvercindir ansızın
Kelebeğin kanadında büyüyen
Güvercinin renklerinde uyuyan
Benim intizarımdır
Sen benimle bir yılan derisini
Bir akrebin gözlerinde ölümü
Bir zakkum türküsünü
Bir kaktüsün süsünü
Paylaşa bilir misin
Sen benimle kumlara gömülmeyi
Sen benimle ölürken de gülmeyi
Hani mum ışığında gölgeler de gariptir
Evlerin duvarında gezinir çaresizlik
Ağıtlar parçalanır içimizde köz gibi
Bir yudum suya bile karışır da hüznümüz
İncecik bir perdedir mutluluk, yanar gider
Bilmez misin ki, umut bir kuştur konar gider
Çoğalır kuşkuları tuzağa düşenlerin
Hani bir ısırgandır güzel yüzlü han kızı
Örümcek yuvasına bırakır ellerini
Gergefinde laleye benzetir ahımızı
Sen benimle mevsimlerin ardında
Kımıldayan bir ihtilal gülünü
Paylaşabilir misin
Samerre'da hu çeken dervişin sızısını
Hakan sarayında bir alınyazısını
İstanbul'da uyuyan devlerin rüyasını
Erzurum'da hüma kuşunun yuvasını
Tanrı dağlarında çiğdemin sevdasını
Paylaşabilir misin
Sen benimle gökyüzünde koşmayı
Sen benimle ölürken buluşmayı
Paylaşabilir misin?...
Ne ağlayacak kadar günαhkárım,
Nede Göklere çıkabilecek kadar masum !
Ne geçmişte yaşadıklarımdan huzursuzum,
Ne şu an yaptıklarımdan mutlu !
Sırlar içinde bir Dünyam var,
Birde "Sєη" varsın içimde
Ne seni kaybedecek kadar cesurum,
ηєdє кαzαηα¢αк кαdαя güçℓü !!
anlayan kişi biliyor kendini
YARALI GONCA
Yaralı gonca derler adıma
Adım sanım böyledir ama
Riyadır aldanmayın onlara
Altı üstü üç yaprağım vardır benim
Lale sümbül menekşe gibide değildir rengim
Isırgan otu gibi yemyeşilim
Göğsümdede kocaman yaram vardır benim
O kadar yağmur suyuyla yıkadım bi türlü geçiremedim
Neler yaptım ne doktorlara gittim
Canımın acısıyla gecelerce ağladım meğer
ANNEMİ ÇOK ÖZLEMİŞİM